Bir fikri ilan etmek bir gün sürer. Onu yaşatmak her gün yeniden yapılan bir iştir.
Cumhuriyet 29 Ekim 1923'te ilan edildi ve 103 yıldır çalışıyor. Bir sistemin bu kadar uzun çalışması için onu insanlara ulaştıran bir şeyin hep var olması gerekir: bir ses, bir yazı, bir görüntü.
Bu yazıda o araçları sırayla diziyoruz ve her birinin kendi zamanında ne işe yaradığını anlatıyoruz. Şerit bugünde bitmiyor. Bugün de yalnızca bir durak.
Zaman şeridi
1920 · Haber ajansı
Ankara'nın sesi duyulsun diye.
İş, Cumhuriyet'ten önce iletişimle başladı. 6 Nisan 1920'de, savaş sürerken, Mustafa Kemal Paşa'nın öncülüğünde Ankara'da Anadolu Ajansı kuruldu. İstanbul işgal altındaydı, basın sansür görüyordu. Ajansın işi, Anadolu'dan doğru haberi yurda ve dünyaya ulaştırmaktı.
1923 · Meclis
Fikir yasaya dönüşsün diye.
29 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu'nu değiştirerek devletin yönetim biçiminin cumhuriyet olduğunu ilan etti. Aynı gün Gazi Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı seçildi.
1927 · Radyo
Ses meydana taşınsın diye.
6 Mayıs 1927'de İstanbul'da, Sirkeci'deki Büyük Postane'den Türkiye'nin ilk düzenli radyo yayını başladı. O gün henüz kimsenin evinde alıcı yoktu. Yayın, binanın kapısının üstüne konan bir hoparlörle sokağa verildi.
1927 · Kürsü
Hikâye baştan sona anlatılsın diye.
15–20 Ekim 1927'de Gazi Mustafa Kemal, partisinin kurultayında Nutuk'u okudu. Konuşma altı gün, toplam 36 saat 33 dakika sürdü. Salonda yurt içinden ve dışından gazeteciler vardı. 1919'dan o güne yaşananlar, kendi anlatımıyla kayda geçti.
1928 · Tahta ve tebeşir
Yeni harfler öğretilsin diye.
Yeni Türk harfleri Ağustos 1928'de İstanbul'da, Gülhane'de halka duyuruldu. Ardından Gazi Mustafa Kemal Tekirdağ, Bursa, Sinop, Samsun, Amasya, Tokat, Sivas ve Kayseri'yi gezdi. Her durakta tahtanın başına geçti, harfleri tebeşirle kendisi öğretti. "Başöğretmen" adı buradan gelir.
1933 · Kamera
Onuncu yıl kayda geçsin diye.
29 Ekim 1933'te Ankara Hipodromu'nda okunan Onuncu Yıl Nutku kameraya alındı. Kameradaki film yaklaşık sekiz dakikada bir değiştirilmesi gereken bir makaradaydı. Konuşmanın ortasında film bitti. Gazi Mustafa Kemal durdu, kameramana seslendi, film değişince kaldığı yerden devam etti.
1938 · Ankara Radyosu
Ses daha uzağa gitsin diye.
1936'da devlet, İstanbul ve Ankara radyolarını işleten şirketten devraldı. Ankara Radyosu, gücü artırılan vericisiyle 28 Ekim 1938'de, Cumhuriyet'in 15. yılının arifesinde resmen açıldı.
1968 · Televizyon
Görüntü evlere girsin diye.
31 Ocak 1968'de TRT, Ankara'daki Mithatpaşa stüdyosundan ilk televizyon yayınını yaptı. Bir buçuk saatlik bir deneme yayınıydı. İlk yıl haftada üç gün yayın vardı.
1993 · İnternet
Türkiye dünyaya bağlansın diye.
12 Nisan 1993'te ODTÜ, TÜBİTAK ile birlikte yürütülen TR-NET projesiyle internete bağlandı. Hattın hızı 64 Kbps'ti.
1994 · Cep telefonu
Ses insanın cebine girsin diye.
23 Şubat 1994'te Türkiye'deki ilk cep telefonu görüşmesi, Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasında yapıldı.
2008 · e-Devlet
Devletin kapısı ekrana açılsın diye.
18 Aralık 2008'de e-Devlet Kapısı 22 kamu hizmetiyle açıldı. Kamu hizmetleri tek bir adreste toplanmaya başladı.
2026 · Bu ekran
103. yıl birlikte kutlansın diye.
Bugün bu yazıyı bir ekrandan okuyorsunuz. Aynı gün aynı fikri kutlayan insanlar birbirine yine bir araçla ulaşıyor. Bu kez araç, elinizdeki ekran.
Araçlar değişti ama yapılan iş aynı
Ajans, kürsü, radyo, tahta, kamera, televizyon, internet, telefon, ekran. Hepsi aynı işi yapıyor: bir fikri insanlara ulaştırmak, doğru bilgiyi taşımak, anlatırken göstermek.
Bir sistem, onu taşıyan araçlar yenilendikçe çalışmaya devam eder. Cumhuriyet de her dönem kendi aracını buluyor ve işini o araçla yapıyor. 103 yıl, biten bir şeyin değil, süren bir işin yaşı.
Şeridin sonu bu yüzden açık. Sıradaki aracı henüz bilmiyoruz. Fikri biliyoruz.
Araçlar değişti. Fikir aynı: Cumhuriyet.
Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun.