Bu ay iki iş anlattık. Biri Çanakkale merkezli bir sosyal yardım derneği, diğeri Zürih'te çalışan bir havalimanı transfer servisi. Birinin işi bağış toplamak, diğerinin işi araç rezervasyonu satmak. Sektör, ülke, dil, ölçek — hiçbiri örtüşmüyor.

Ama ikisinde de kurduğumuz sistemin cevap verdiği soru aynıydı: para nerede el değiştiriyor?

Bu soru kulağa muhasebe sorusu gibi gelir. Değil. Bir web sitesinin en pahalı kararı, ziyaretçinin "evet" dediği an ile paranın gerçekten hareket ettiği an arasına kaç ekran koyduğunuzdur. O aralık, sitenin geri kalanının tamamından daha belirleyicidir.

Birinci sistem: bir dernek bağışı nasıl alır?

Bazı dernek sitelerinde kampanyalar sitede anlatılıyor, bağış ise başka bir kanaldan isteniyor. Sayfanın altında bir IBAN duruyor, ya da "bilgi için bize ulaşın" yazıyor.

IBAN paylaşmak bir ödeme akışı değildir. Bağışçıdan numarayı kopyalamasını, bankasına geçmesini, tutarı yazmasını, açıklama alanına kampanya adını girmesini ve sonra geri dönmesini istiyorsunuz. Bu adımların her biri, kişinin niyetini kurduğu andan uzaklaştırıyor.

USSOD için kurduğumuz sistemde ön yüzün ve arka ucun tamamı bizim işimizdi; asıl kısmı ise ödeme altyapısıydı. Her kampanya kendi sayfasında, kendi hikâyesiyle duruyor — ve bağış o sayfayı terk etmeden tamamlanıyor. Afrika'daki kampanyalara doğrudan bağış yapılabiliyor. Bağışçı hiçbir adımda siteden çıkmıyor.

Bunu bir tasarım tercihi olarak anlatmak yanlış olur. Mesele estetik değil: niyet ile işlem arasına konan her ekran bir kayıp noktasıdır. Bağışta da böyledir, satışta da.

İkinci sistem: rezervasyon bir form değil, bir işlemdir

Zürih'te çalışan blackZRH için yaptığımız iş daha genişti: logo ve kurumsal kimlik, web yazılımı ve arayüz tasarımı, rezervasyon ve ödeme altyapısı, sosyal medya yönetimi. Dördü de tek elden çıktı.

Talep formuyla çalışan bir transfer sitesinde kurgu şudur: site bir form gösterir, müşteri güzergâhını ve tarihini yazar, "size en kısa sürede dönüş yapacağız" yazısını görür. Yani site bir talep topluyor, bir işlem yapmıyor.

Aradaki fark, müşterinin elindeki belirsizliktir. Talep formu dolduran kişi fiyatı bilmiyor, aracın müsait olup olmadığını bilmiyor, ne zaman cevap geleceğini bilmiyor. Üç bilinmezle bekliyor — ve beklerken başka bir sekmede aynı hizmeti satan, fiyatı ekranda gösteren birini buluyor.

Kurduğumuz akışta güzergâh, tarih ve saat seçiliyor, müsait araçlar listeleniyor, araç seçiliyor ve ödeme aynı akışın içinde tamamlanıyor. Rezervasyon bir form değil, bir işlem.

Ödeme yöntemi teknik bir detay değil, pazar kararıdır

blackZRH'de kolayca atlanabilecek bir ayrıntı var: sistem hem Stripe hem Twint ile çalışıyor.

Twint, İsviçre'nin yerel ödeme yöntemi. Oradaki kullanıcı için kartla ödemenin alternatifi değil, çoğu zaman varsayılanı. Yalnızca kartla çalışan bir sistem o pazarda teknik olarak sorunsuz görünür — ve sessizce eksik kalır. Kimse hata mesajı almaz, kimse şikâyet etmez; sadece bazı insanlar ödemeyi tamamlamaz.

Bu yüzden ödeme yöntemi seçimini entegrasyon listesinin son satırı olarak görmüyoruz. Hangi ödeme yöntemini desteklediğiniz, hangi pazarda satış yaptığınızın cevabıdır. İhracat yapan bir üreticinin sitesi için de aynısı geçerli: alıcının ülkesinde alışık olduğu ödeme yolu yoksa, o siteye giren kişi ilgilenmiyor değildir — ödeyemiyordur.

İki iş, aynı soru

Bir dernek ile bir transfer servisi arasındaki farklar gerçek. Bağış duygusal bir ivmeyle, çoğu zaman tek seferde yapılır; rezervasyon planlıdır ve alıcı karşılaştırma yapar. Birinde güven, diğerinde kesinlik öndedir.

Ama ikisinde de sistemin sınandığı yer aynı: niyetin işleme dönüştüğü aralık. Bu aralık uzadıkça, sitenin ne kadar iyi göründüğünün önemi azalır.

Sitenizde bu aralığı bulmak için üç soru yeter:

  1. Ziyaretçi "evet" dediği andan sonra kaç ekran görüyor?
  2. Bu ekranların kaçı sizin sitenizde, kaçı başka bir yerde?
  3. O yolculuğun herhangi bir adımında elle yapılması gereken bir şey var mı — numara kopyalamak, e-posta yazmak, cevap beklemek?

Üçüncü sorunun cevabı "evet" ise, orası sizin kayıp noktanız.

Bu, reklam bütçesinin nereye gittiğini konuştuğumuz yazıyla da aynı yere çıkıyor: bütçeyi bazen reklamın kendisi değil, reklamdan siteye geçişin kalitesi yiyor. Aynı mantık ödeme adımında bir kez daha işliyor.

Bir sistem teslim gününde değil, beşinci yılında ölçülür

USSOD'un sitesi 2021'den beri yayında. Bu sürede kampanyalar, içerik ve ihtiyaçlar değişti; sistemi 2023'te yeniledik, bu yıl da yazılım altyapısını güncelledik.

Bir sistemin gerçek sınavı teslim günü değildir. Teslim günü her şey çalışır. Asıl soru, yıllar içinde yeni kampanyalar ve yeni ihtiyaçlar geldiğinde sistemin onlarla birlikte büyütülebilmesidir. Dayanıklılık, ilk ekran görüntüsünde görünmeyen ama maliyeti en yüksek özelliktir.

Sitenizin arama motorlarında görünürlüğünü de değerlendirmek için Siteniz Google’da Çıkmıyorsa: 5 Neden yazısına bakabilirsiniz.

Sizin işinizde para nerede el değiştiriyor?

İki farklı ülkede, iki farklı sektörde, aynı soruya iki ayrı cevap verdik. Ortak nokta şuydu: ikisinde de işin ağırlığı görünen yüzde değil, paranın hareket ettiği yerdeydi.

Kendi işiniz için bu soruyu sorun. Para nerede el değiştiriyor — sitenizde mi, telefonda mı, WhatsApp'ta mı, bankada mı? Ve o an ile ziyaretçinin karar verdiği an arasında kaç adım var?

Nerede tıkandığınızı üç soruda anlatın: Keşif Anketi.